Hayatta aynı şeyin farklı zamanlarda başka değerler taşıdığını biliyoruz. Fırından çıkan taze bir ekmek, başka zamanlara göre çok daha fazla iştah uyandırır. Paranın değeri zamanlamaya göre değişkenlik gösterir. Bazı ürünlerin son kullanım tarihi geçtiğinde kullanılamaz hale gelir. Demek ki değerli şeyler ile zaman arasında sıkı bir bağ var.
Tıpkı bu örneklerdeki gibi bilgininde zaman karşısında taşıdığı kıymet farklılaşır. Başka bir deyişle, güncel bilgi ihtiyaç anında çok daha değerlidir. İş hayatında karar alırken, aksiyona geçerken, iş dağılımını belirlerken, ölçerken veya denetlerken anlık verilere ihtiyaç duyarız. ( Belli bir ürünün şu andaki stok miktarı, ürünün güncel maliyeti, eksik malzemelerin tespit edilmesi, nereye kadar iskonto yapılabileceği, günlük iş planı vb ) Kritik bir aşamada, o sırada can alıcı roldeki veriye göre hareket edecekken, ulaşmak istediğimiz bilgi hazır değilse tahminler, sezgilerimiz veya varsayımlarla hareket ederiz ki özellikle iş hayatı, tamda böylesi karar ve aksiyon hataları yüzünden yaşanılan sıkıntılarla doludur.
Bilginin elde olmaması veya eksik olması yüzünden süreçler yavaşlar veya kesintiye uğrar. İnsan zaten yapısal olarak, devam edemediği, bölündüğü işlerde başka gündemlere savrulma eğilimindedir. Bu yüzden anlık bilgiye ulaşamamak genel olarak odak kaybını kaçınılmaz hale getiriyor. Tam ihtiyaç halinde değil daha sonra önümüze konulan bilgi ise geç kalınmışlıkla birlikte çoğu zaman önemi kaybolmuş bir ayrıntıya dönüşüyor.
Bilgiye hızlı erişme ihtiyacı öylesine içgüdüsel bir alışkanlığa dönüştüki bu gün hızlı tepki vermeyen yazılım ekranlarına bile kullanıcıların tahammülü kalmadı. Alışkanlıkların böyle şekillendiği bir zaman da “bilgi akışını her zaman hızlı erişilebilir” hale getirmek, çalışma kültürü ve işletme psikolojisini derinden etkiliyor. İşletme bünyesindeki birimleri tokuşturmak istiyorsanız, operasyon etrafında müşteriler, tedarikçiler, çalışanlar hatta tüm paydaşlar ortak dilden konuşsun istiyorsanız, bilgi erişimini canlı tutmanız gerekli. Çalışanlar ve yöneticilerin birbirleriyle senkronize olması başka bir deyişle departmanlar arasında uyum sağlamak için bilgiye erişim kalitesini sağlamak durumundasınız.
Bir patron veya bir yönetici düşünelim. Bir müşteri adayından yeni bir sipariş almak üzere olsun. Karşı tarafa teslim süresi, fiyatlandırma veya süreçlerin hangi aşamada olduğu ile ilgili detaylı bilgi vermesi gereksin. Şimdi bu bilgilere pek tabi bu günkü imkanlarla kolayca ulaşılabileceğini düşünebilirsiniz. Ancak iş hayatı bunun gibi yalın tek bir iş parçasından oluşmaz. Bilakis çok sayıda yumak haline gelmiş, başında, ortasında, sonlarında üst üste eklenmiş hikayelerin parçası oluruz. İhtiyaç duyulan bilgiye o esnada erişemeyip, ekiplerin her defasında zahmetli çabalarla ve zaman alacak şekilde dönüşler yaptığını hayal edersek, burada kesik kesik , zorlanarak, bazen kaybederek bazende çelişkili durumlara düşerek firmanın çevikliğinden çaldığını görürsünüz. Aksaklıklar güven ilişkisinide negatif etkiler. Oysaki bilgiyi sürekli elinin altında bir düzenek olarak hazır edenler, güvenle çalışır. Zaten hazır olmak bir anlamda huzurlu olmaktır.
Bu amaçla Ritma FLEX İş yazılım platformu, firmaları sistematik olarak, anlık verilere uyumlu hale getiriyor.